Erbaa Belediyesi'nin yönetim tarihi tek panoda toplandı
Erbaa Belediyesi'nin yönetim tarihi tek panoda toplandı
İçeriği Görüntüle

Durmaz, Brent petrolün varili 73 dolardan 71 dolara düşmüşken, Türkiye’de mazotun 47,90 TL’den 62,03 TL’ye fırladığını vurguladı. Aynı dönemde dolar kurunun 37 TL’den 43 TL’ye çıktığını hatırlatan Durmaz, “Dünyada petrol geriliyor; Türkiye’de çiftçinin, nakliyecinin, esnafın deposu her gün daha pahalı doluyor. Bu, yönetememenin faturasıdır” dedi. Akaryakıtta fiyat oluşumunun şeffaf biçimde açıklanması ve mazottaki vergi yükünün özellikle üretimde kullanılan mazotta kaldırılması gerektiğini belirten Durmaz, “Mazot zamları traktörün tekerine pranga, sofraya enflasyon, üreticiye iflastır. İktidar; üretimi desteklemek yerine mazotu vergilerle şişirip milleti pompa başında ezmektedir” ifadelerini kullandı.

“BİR YILDA MAZOTA 14 LİRA ZAM: BU, ÜRETİME VURULAN DARBEDİR”

Mazotta bir yılda 14,13 TL’lik artış yaşandığını belirten Durmaz, “Mazot; tarla sürmenin, hasadın, sulamanın, yem taşımacılığının, ürünün pazara gidişinin ana girdisi. Mazota zam demek, doğrudan etinden meyvesine, sütünden sebzesine her türlü gıdaya zam demektir. Sonra çıkıp ‘enflasyonla mücadele ediyoruz’ diyorlar. Milletle alay etmeyin!” diye konuştu. Durmaz, dolar kurundaki artışın ithal enerji maliyetini büyüttüğünü ancak iktidarın çözüm üretmek yerine vergiyle yük bindirdiğini belirterek “Kur artıyor, maliyet artıyor; iktidar ne yapıyor? Çiftçiye destek vermek yerine, mazotta vergi ve zamla bütçe kapatıyor. Bu ülkenin üreticisini ‘taksit taksit yoksullaştırma’ düzenidir. Dünyadaki bütün gelişmiş ülkeler çiftçisini destekliyor, ülkemizde ise iktidar mazotta vergi yüküyle çiftçimizin belini büküyor. Çiftçiyi, nakliyeciyi, esnafı ‘zamma alışın’ diyerek yönetemezsiniz. Mazot zamlarıyla üretimi boğarsanız, sofradaki yangını söndüremezsiniz. Bu düzen değişmeden ne çiftçi rahat eder ne vatandaş.” dedi.