İbrahim Ocak, etkinliğin ardından yaptığı değerlendirmede, mizahın Ramazan’ın ruhuna neşe kattığını söyledi. Güneş’in “Gülüşe Gülüşe” başlıklı anlatımının incelikli ve düşündürücü olduğunu belirten Ocak, katılım gösteren hemşehrilere de teşekkür etti. Ramazan boyunca her Cumartesi saat 13.00’te Tokat Evi İrfan Meclisi’nde buluşmaya devam edeceklerini hatırlattı. Durdu Güneş ise söyleşisinde mizahı “gülümseyen felsefe” olarak tanımladı. Hayatın çelişkilerini ve iletişim kazalarını bir sorun gibi değil, güldüren bir gerçeklik olarak ele almanın insanı güçlendirdiğini söyledi. Ona göre mizah, insanın neşe potansiyelini artırıyor, hayata daha olumlu bakmasını sağlıyor. Gülmenin çoğu zaman küçümsendiğine de dikkat çekti. “Deli gibi ne gülüyorsun?” ya da “Karı gibi ne gülüyorsun?” gibi ifadelerin hem kadını hem de gülmeyi aşağılayan bir anlayışı yansıttığını dile getirdi. Oysa gülmenin en insani niteliklerden biri olduğunu vurguladı. Düşünmek, konuşmak ve gülmek… İnsanı insan yapan üç temel özelliğin bunlar olduğunu söyledi.

GÜLÜMSEYENLER DAHA UZUN MU YAŞIYOR?

Söyleşide bilimsel bir araştırmaya da yer verildi. Michigan Wayne State Üniversitesi’nden Ernest Abel ve Michael Kruger’in 1952 yılına ait 230 beyzbol oyuncusunun fotoğrafları üzerinde yaptığı inceleme anlatıldı. Hiç gülümsemeyen sporcuların ortalama 72,9 yıl yaşadığı, hafif gülümseyenlerin 75 yıl, daha geniş gülümseyenlerin ise 79,9 yıl yaşadığı bilgisi paylaşıldı. Gülme ile ömür süresi arasındaki bağın dikkat çekici olduğu ifade edildi.

Kadınların erkeklere göre yüzde 26 oranında daha fazla güldüğünü belirten Güneş, bunun ömür ortalamasına da yansıdığını söyledi. Gülmenin hayatı uzatan bir etki oluşturduğunu dile getirdi.

NASREDDİN HOCA’DAN BUGÜNE MİZAH ANLAYIŞI

Miniklere Tokat'ta Teravih Farkındalığı
Miniklere Tokat'ta Teravih Farkındalığı
İçeriği Görüntüle

Programda katılımcılar da sorular yöneltti. Mustafa Vahdet Sürücü’nün sorusu üzerine Güneş, Nasreddin Hoca’nın Türk mizah kültüründeki yerine değindi. Nasreddin Hoca’nın sadece güldürmediğini, düşündürdüğünü ve ders verdiğini anlattı. “Ya tutarsa”, “Düşmesem de inecektim” ve “Sen de haklısın” gibi fıkraların arkasında güçlü bir hayat felsefesi bulunduğunu söyledi.

Günümüzde mizahın çoğu zaman sınır tanımadığını, bunun da edep ve ahlak açısından rahatsızlık oluşturabildiğini belirtti. Nasreddin Hoca’nın mizahında ise insan onurunu zedeleyen bir yaklaşım olmadığını vurguladı.

MODERN MİZAH TARTIŞMASI

Söyleşide günümüz mizah anlayışı da gündeme geldi. Bazı televizyon ve sahne programlarında argo ve küfrün yoğun şekilde kullanıldığına dikkat çekildi. Güneş, mizahın insani bir ihtiyaç olduğunu, bu ihtiyaç doğru şekilde karşılanmazsa başka biçimlerde ortaya çıkacağını söyledi. Yasaklamanın çözüm olmadığını, alternatif ve nitelikli mizah ortamlarının oluşturulması gerektiğini ifade etti. Sanatın sadece toplumu yansıtmakla kalmaması gerektiğini de ekledi. Ona göre sanatın özü güzelliktir ve güzelliği geliştirmektir. Meseleye biraz da bu pencereden bakılması gerektiğini dile getirdi.