<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tokat Son Dakika Olay Haber | SesimizGazetesi.com</title>
    <link>https://www.sesimizgazetesi.com</link>
    <description>Son dakika Tokat Haberleri, Tokat güncel Haber, Tokat Olay Haber, Tokat güncel intihar haberleri, cinayet haberleri, Tokat spor haberleri, Tokat elektrik kesintileri, defin listesi, korona tablosu</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sesimizgazetesi.com/rss/roportajlar" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 26 Apr 2026 21:29:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sesimizgazetesi.com/rss/roportajlar"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[DEMİRCİ, TOKATI ÇOK SEVDİM]]></title>
      <link>https://www.sesimizgazetesi.com/demirci-c293tokatc292i-cok-sevdimc294</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sesimizgazetesi.com/demirci-c293tokatc292i-cok-sevdimc294" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``>Ünlü Tasavvuf Müziği Sanatçısı Dr. Mustafa Demirci Tokatta verdiği konserle Ramazan coşkusunu ikiye katladı.<?xml:namespace prefix = o ns = ``urn:schemas-microsoft-com:office:office`` /><o:p></o:p></B></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal>Ramazan etkinlikleri kapsamında Tokat, Erbaa ve Turhalda üç günlük bir konser sürecine giren Ünlü Tasavvuf Müziği Sanatçısı Dr. Mustafa Demirci, Erbaa ve Turhaldaki konserlerin ardından Cuma gecesi Tokat merkezde de gönülleri fethetti. Teravih namazından sonra Ramazan Sokağını dolduran binlerin karşısına çıkan Demirci, Tokatta konser vermenin ve Tokatlılar ile bir arada olmanın kendisini fazlasıyla mutlu ettiğini söyledi. Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu ise Demirciye hediyeler sunarken kendisini Tokatta ağırlamaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti. Daha sonra Demirci dillere pelesenk olan eserlerini yediden yetmişe tüm Tokatlılarla birlikte seslendirdi. </P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``><o:p> </o:p></B></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``>DEMİRCİDEN SAMİMİ CEVAPLAR<o:p></o:p></B></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><SPAN style=``mso-tab-count: 1``>            </SPAN></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><o:p> </o:p></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``>Ünlü Tasavvuf Müziği Sanatçısı Dr. Mustafa Demirci Tokatta verdiği konserle Ramazan coşkusunu ikiye katladı.<o:p></o:p></B></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal>Ramazan etkinlikleri kapsamında Tokat, Erbaa ve Turhalda üç günlük bir konser sürecine giren Ünlü Tasavvuf Müziği Sanatçısı Dr. Mustafa Demirci, Erbaa ve Turhaldaki konserlerin ardından Cuma gecesi Tokat merkezde de gönülleri fethetti. Teravih namazından sonra Ramazan Sokağını dolduran binlerin karşısına çıkan Demirci, Tokatta konser vermenin ve Tokatlılar ile bir arada olmanın kendisini fazlasıyla mutlu ettiğini söyledi.</P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``><o:p> </o:p></B></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal>Ramazan etkinlikleri kapsamında Tokat, Erbaa ve Turhalda üç günlük bir konser sürecine giren Ünlü Tasavvuf Müziği Sanatçısı Dr. Mustafa Demirci, Erbaa ve Turhaldaki konserlerin ardından Cuma gecesi Tokat merkezde de gönülleri fethetti.<B style=``mso-bidi-font-weight: normal``><o:p></o:p></B></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``>*3 gündür Tokattasınız. Konserler nasıl geçti? Erbaa Niksar ve Turhal ilçelerini gezdiniz izlenimleriniz nelerdir?<o:p></o:p></B></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><SPAN style=``mso-tab-count: 1``>            </SPAN>Daha önce 98 yılında Turhala gelmiştim. Tokat merkezde konser verdiğimi hatırlamıyorum. Yozgat Çekerekte programımız vardı. Oradan 2 Temmuzda Erbaaya geçtik. 3 Temmuzda da Turhallı vatandaşlarımızla buluştuk. Ben de Kayserili olduğum için Orta Anadolu atmosferini çok severim. Kendimi memleketimde hissediyorum. Samimi içten bir anlayış var. İnsanları çok doğal. Doğrusu Tokatı çok sevdim. Her gelen sanatçı der ya çok sevdik çok beğendik diye İşte ben öyle bir beğeniden bahsetmiyorum. Gerçekten çok beğendim. Buradaki arkadaşlar sağ olsunlar bizi çok iyi ağırladılar. Ettiğim sohbetlerde bu tarz Ramazan etkinliklerinin uzun zamandır Tokatta yapılmadığını duydum. Bu biraz beni üzdü. Çünkü bir toplumu madden beslemek bir iş ise manen ve ruhen besleyebilmek çok daha büyük bir iştir. İnsan sadece bedenden ibaret değil. Ruhunun ve duygularının da beslenmeye ihtiyacı var. Bu anlamda tasavvuf müziği hem ülkemizde hem dünyada çok önemli bir misyona sahip. Bundan yaklaşık on yıl önce verdiğim bir röportajda şunu belirtmiştim. Gün gelecek tasavvuf müziği insanlar için çok önemli bir ihtiyaç haline gelecek. Hep bedenimizi besliyoruz, dış dünyamızı güzelleştiriyoruz ama iç dünyamızdaki açlık git gide artıyor. Bu etkinliklerin manevi açlığı doyurucu bir yanı var. Ramazan ayı hasetsen maneviyatın öne çıktığı, insanların ibadetle meşgul olurken bir taraftan da ruhundaki musiki açlığını da tamamladığı bir dönem. Bir ney sesi bir tambur sesi solo söylenen bir ilahi, bizim makamlarımızın zenginliğini de işin içerisine katarsak insanlar Ramazana daha çok konsantre oluyor. Erbaada insanlar teravihten sonra gece yarılarına kadar bizi dinlediler. Ayrılmadılar program bittikten sonra gelip duygularını ifade ettiler. Hatıra fotoğrafı çekindiler bizimle. Turhaldaki konserimize bebeği ile gelen bir ebeveyn kendi çocukluğunun beni dinleyerek geçtiğini çocuğunu da benim eserlerimi dinleyerek büyüteceğini söyledi. Bizi mutlu eden ve işimize konsantre olmamızı sağlayan böyle bir teveccüh var. Anadoludan gelen ilgi alaka bizim için çok daha değerli ve çok daha etkileyici oluyor. Gelen ilgiyi şahsımıza değil taşıdığımız misyona atfediyoruz.</P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``>*Konserlerinize binlerce insan katılıyor. İzleyici ile sahnede nasıl bir bağ kuruyorsunuz?<o:p></o:p></B></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><SPAN style=``mso-tab-count: 1``>            </SPAN>Bu işin en önemli karşılığı dinleyici profili. Eserleri okurken karşıda gördüğümüz samimi duruş bizi daha da şevke getiriyor. Tasavvufta zikir formu çok önemlidir. Ki zaten ilahilerin çıkış noktası da tekkelerdeki zikirdir. Program boyunca gözlerini kapatarak dinleyen insanları görüyorum karşımda ve o bir kişi bana yetiyor. Onun huşu ile dinlediğini gördüğüm an bende huşu ile olayın içerisine giriyorum. 60-70 yaşlarında bir zaat sahneye elinde istek kağıdı ile geliyor. Bu çok güzel bir şey. Bazen bir çocuğumuz bazen bir gencimiz geliyor. Ama 70 yaşındaki bir insanın sizden eser okumanızı rica etmesi farklı bir anlam ifade ediyor. Bu duyguları kelimelere dökmek biraz zoluyor. Yaşamak lazım.</P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``>*Tasavvuf müziği sizce yeni neslin ne kadar ilgisini çekiyor?<o:p></o:p></B></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><SPAN style=``mso-tab-count: 1``>            </SPAN>Ne verirseniz onu alırsınız. Mevlana Hazretleri der ki, Kuyuya hangi kova salındı da su çıkmadı. Her yaştan her düşünceden her meslekten her kesimden insana hitap eden önemli bir musiki icra ediyoruz. Bu bizim için büyük bir avantaj. Pop müziği pop müzik sevenler dinler, rock müziğini rock müzik sevenler dinler. Fakat Türk müziğindeki tasavvuf müziği formu bütün dünyada herkese dinletebileceğiniz bir formdur. Tasavvuf müziğinden etkilenmeyecek insan ben göremiyorum. En katı kalpli benim. Ben bile etkileniyorum. Yeni neslintaya çıkardığı profilin iyi tetkik edilmesi lazım. Ben çok iyi yakalayabildiğimi söyleyemem. 5 yaşındaki çocukların tabletle sanal alemde yaşadığı bir dönemdeyiz. Bu bir açıdan avantaj bir açıdan dezavantaj oluşturuyor. Görsellik daha çok ön plana çıkıyor. İşitsel boyut fon müziğine dönüştü. Avantaj kısmı erişim kolaylığı. Eskiden eserlerimizi insanlara müzik marketlerde sunabiliyorduk. Şimdi her an yanında mobil hale geldi. Yeni nesli yakalamak erişimle olmuyor. Su yanı başınızda akıp gider ama siz o su sesini duymazsınız. Farkındalık oluşturmak gerekiyor. Teknolojinin içinde kendimize farkındalık oluşturmalıyız. İnsanların bizi fark etmesini beklememeliyiz. Bu yapılabilirse yeni yada eski fark etmez herkesin rahatlıkla dinleyip etkilenebileceği bir musiki tarzı olarak görüyorum. </P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``>*Bu farkındalığı oluşturmak için eksik olan ne?<o:p></o:p></B></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><SPAN style=``mso-tab-count: 1``>            </SPAN>Yeni nesil için bu işin kültür tarafı eksik. Bir gelenek gelerek yönetmiyyeni nesli. Günü birlik falan ülkedetaya çıkan bir akımdan etkileniyorlar. Yeni neslin kendisini sürekli besleyeceği bir değertamı oluşturamadık. Eğer bu eksiği kapatabilirsek bu müziği daha iyi anlayacaklar. İlahi dinliyoruz müziği duyuyoruz fakat kelimelerin ne anlattığını anlamıyoruz. Musikiyi bırakın Yunus Ermeyi anlayamaz hale gelirsek o zaman büyük bir problemle karşı karşıyayızdır. Ben olaya bir de öyle bakıyorum. Müzik müziktir. Önemli olan önce zihinleri sonra gönülleri doldurmak. Gönülleri doldurabilirsek müzik görevini yapmış demektir.</P></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Röportajlar</category>
      <guid>https://www.sesimizgazetesi.com/demirci-c293tokatc292i-cok-sevdimc294</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jul 2014 17:17:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sesimizgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sesimizgazetesi-com/uploads/2025/06/sesgazetesi.jpg" type="image/jpeg" length="72412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÜNÜBOLDAN DİYABET AÇIKLAMASI]]></title>
      <link>https://www.sesimizgazetesi.com/unubolc292dan-diyabet-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sesimizgazetesi.com/unubolc292dan-diyabet-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<P style=``LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsonormal><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>TOKAT DEVLET HASTANESİ ENDOKRONOLJİ UZMANI DR. MUSTAFA ÜNÜBOL, vatandaşın diyabette yakalanmaması için, </SPAN></B><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Kişilerin boylarına göre normal kilolarında olmalarını, eğer fazla kiloları varsa en az vücut ağırlıklarının 7sini vermelerini öneririm tavsiyesinde bulundu.</SPAN><B style=``mso-bidi-font-weight: normal``><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><?xml:namespace prefix = o ns = ``urn:schemas-microsoft-com:office:office`` /><o:p></o:p></SPAN></B></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraph><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>1.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``>     <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER; Diyabet hastalığı nedir?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet halk arasında şeker hastalığı olarak bilinmektedir. İnsülin hormonunun eksikliği yada etkisizliği nedeniyle oluşan,<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN><SPAN class=ecxhabertext>kendisini kan şekerinin yüksek olması ile gösteren,</SPAN>ömür boyu süren bir hastalıktır. İnsülin, vücudumuzda pankreas adı verilenganımızdan salgılanan bir hormondur. Eksikliğinde kandaki glikozun (şekerin) yükselmesine neden olur.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>2.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``>     <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER; Kaç çeşit diyabet vardır?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Nedenlerine göre bir çok diyabet tipi olmakla birlikte diyabet vakalarının çok büyük bir kısmını Tip 1 ve Tip 2 diyabet vakaları oluşturmaktadır. Bunun dışında gebeliktetaya çıkan  diyabet ve başka hastalıkların seyrindetaya çıkan diyabet türleri vardır.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>3.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``>     <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet türleri arasındaki farklar nelerdir?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Tip 1 Diyabet daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Tip 1 diyabet, pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin otoimmün bir süreç (vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini tanıyamaması) sonunda zedelenmesi ile meydana gelmektedir. Mutlak veya görece bir insülin yetersizliği olduğundan hastalar ömür boyu insülin hormonunu dışarıdan (enjeksiyon yoluyla) almak zorundadırlar. Bu nedenle Tip 1 diyabet İnsüline Bağımlı Diyabet  olarak da isimlendirilmektedir. Genel olarak toplumdaki diyabet vakalarının 10unu Tip 1 Diyabet vakaları oluşturmaktadır. Çocukluk çağında Tip 1 diyabet sıklığı ülkeler (bölgeler) arasında farklılık göstermekte ve her yıl 15 yaş altındaki 100.000 çocuktan 1-42sinde diyabet gelişmektedir.<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN><SPAN class=ecxhabertext>Tip 2 diyabet ise sıklıkla erişkinlerde ve şişman (obez) kişilerde görülmektedir. Tip 2 diyabetli hastalarda insülin salgılanmasındaki yetersizlikten çok dokulardaki insülin reseptörlerindeki direnç (rezistans) sonucunda glukoz metabolizması bozulmaktadır. İnsülin direnci nedeniyletaya çıkmaktadır. Tip 2 diyabetin kuvvetli bir genetik yatkınlık zemininde geliştiği bilinmekle birlikte, genetik mekanizmalar tam olarak aydınlatılamamıştır. Genellikle birinci derece aile bireylerinde (anne,baba, kardeş) Tip 2 Diyabet öyküsü vardır. Tip 2 diyabetliler hastalıklarının başlangıcında ve sıklıkla çok uzun bir süre insülin ihtiyacı olmaksızın ilaç tedavileri, diyet ve egzersiz ile yaşamlarını sürdürebilmektedirler.</SPAN></SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>4.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``>     <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabetin bulguları nelerdir? </SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>İnsülin eksikliği ve/veya insülin direnci nedeniyle hücrelere giremeyen glukoz belli bir serum düzeyini (180 mg/dl) aştığında idrarla atılmaya başlar. Böbreklerden atılan glukoz beraberinde sıvı atılımını da arttırır ve sonuçta ÇOK VE SIK İDRAR YAPMA olur. İdrarla atılan fazla sıvı kaybını karşılamak için ÇOK SU İÇİLİR. Gece uykudan uyandıran idrar yapma isteği, istemsiz kilo kaybı, ağız kuruluğu, halsizlik, el ve ayaklarda uyuşmalar, bulanık görme, cinsel güçte azalma, isteksizlik, kadınlarda mantar enfeksiyonları, sık deri enfeksiyonları gibi bulgularda görülebilir.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``> </SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>5.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``>     <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet hastalığının sıklığı nedir?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Ülkemizde diyabet hastalığı sıklığı ile ilgili yapılan çalışmalar mevcuttur. Ülkemizde 2004 yılında yapılan<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans Çalışması-I TURDEP-1 çalışmasında Diyabet sıklığı 7.2 idi. Ancak 2011de yayınlanan TURDEP-2 çalışmasında diyabet sıklığının 13.7 olduğutaya çıktı. Yani Her 7 erişkin kişiden biri Tip 2 Diyabet hastası!! Bu Oranın bu süre içinde 2 kat artmış olması ise gerçekten endişe verici..</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>6.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``>     <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Peki, Tip 2 Diyabet neden böyle bir artış gösterdi?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Beslenme düzensizlikleri, Fast-foot beslenmenin, hazır gıda tüketiminin artması, masa başı işlerde çalışanların artması, egzersiz ve sporun zaman kaybı görülmesi, en yakın mesafeye yürümek yerine arabayla gidilmesi, yürüyen merdivenlerin, asansörlerin tercih edilmesi, tabii ki hepsinin sonucundataya çıkan  kilo fazlalığı!!! Yani OBEZİTE.. az önce bahsettiğim TURDEP-I ve II çalışma sonuçlarında da görüldüğü üzere geçen süre içinde  kadınlarda kilo <?xml:namespace prefix = st1 ns = ``urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags`` /><st1:metricconverter w:st=``on`` ProductID=``6 kg``>6 kg</st1:metricconverter>, bel çevresi <st1:metricconverter w:st=``on`` ProductID=``6 cm``>6 cm</st1:metricconverter>, kalça çevresi <st1:metricconverter w:st=``on`` ProductID=``7 cm``>7 cm</st1:metricconverter>; erkeklerde ise kilo <st1:metricconverter w:st=``on`` ProductID=``8 kg``>8 kg</st1:metricconverter>, bel çevresi <st1:metricconverter w:st=``on`` ProductID=``7 cm``>7 cm</st1:metricconverter>, kalça çevresi <st1:metricconverter w:st=``on`` ProductID=``2 cm``>2 cm</st1:metricconverter> arttığı gösterilmiş. Yani giderek şişmanlayan bir ülke olarak görünmekteyiz. Bu de Tip 2 Diyabet riskini artırmaktadır.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>7.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``>     <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet tanısı nasıl konulur?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet tanısı, çeşitli uluslararası kuruluşların (WHO, Amerikan Ulusal Diyabet Veri Gurubu=NDGG) belirlediği ölçütlere göre konmaktadır. Bu ölçütler:- Klasik diyabet bulguları olan bir kişide herhangi bir zamanda ölçülen plazma glukoz düzeyinin 200 mg/dl`ye eşit ya da üzerinde olması, en az 8 saatlik aç (kalori almayan) bir kişide plazma şekerinin 126 mg/dl`ye eşit ya da üzerinde olması. Şeker yükleme testinde (OGTT) 2. saatteki plazma glukoz düzeyinin 200 mg/dl`ye eşit ya da üzerinde olması. 3 aylık kan şekeritalaması olarak bilinen HbA1c değerinin 6.5den büyük olması ile diyabet tanısı konulmaktadır.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>8.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``>     <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet hastalığı neden önemlidir?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet tanılı hastalarda kan şekerinin yüksek seyretmesi ile akut (kısa süreli) ve kronik (uzun süreli) komplikasyonlar yani sorunlar gelişebilir. Kontrolsüz diyabet ölümcül ve bakım gerektiren bir hastalıktır. Komplikasyonların gelişmemesi için kan şekerlerinin düzenli olması gereklidir. Düzenli ve sık kan şekeri takibi diyabet komplikasyonları üzerinde etkili olduğu gösterilmiştir.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>9.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``>     <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Bu bahsettiğiniz diyabete bağlı sorunlar nelerdir?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet hastalığı gözü etkileyebilir. Göz içi kanamalardan körlüğe kadar giden bir çok  soruna yol açabilir. İleri yaşlarda önlenebilir körlüğün en önemli nedeni kontrolsüz Diyabettir.Tip 2 Diyabet tanısı konunca Göz doktoru tarafından mutlaka göz dibi incelemesi yapılmalıdır. En az yılda bir kez kontrol edilmelidir. Bunun dışında, böbrek damarlarını etkileyip böbrek yetmezliğine yol açabilir. Erişkinlerde diyalize giren hastaların en sık sebebi kontrolsüz diyabet hastalarıdır. Sinir uçlarını etkileyip el ve ayaklarda yanmalar, uyuşmalar, ağrılar, hissizlik gibi bir çok yaşam kalitesini düşüren soruna yol açabilir. Kalp damarlarında tıkanıklığa, kalp krizine ve ani ölüme neden olabilir. Beyin damarlarında tıkanıklar ve inmeye neden olabilir. Ayak damarlarındaki tıkanıklara, sinir uçlarında hissizliklere bağlı ayakta yaralar açılabilir. Ayağın kesilmesine kadar gidebilen istemediğimiz birçok problem karşımıza çıkabilir.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>10.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``> <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Peki bunları her diyabet hastası yaşayacak mıdır?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Tabiki de hayır. Şekerleri kontrol altında olan hastalar bu sorunlarla karşılaşmayabilir. Bunun için, öncelikli olarak kan şekerinin çok iyi gitmesi gereklidir. Düzenli olarak evde kan şekeri takibi yapılmalı, mutlaka diyabet hastalığının takibi için doktkontrolünde olmalı, doktora sadece ilaç raporlarını yeniletmek için gitmemesi gerektiğini bilmeli, ilaçlarını düzenli kullanmalı, yeterli gelmediğinde değiştirileceğini, diyabetin geçici bir hastalık olmadığını, ölünceye kadar devam edeceğini bilmelidir. Mutlaka ve mutlaka diyet ve egzersizini düzenli uygulamalıdır. Sigara kullanıyorsa hemen bırakmalıdır.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``> </SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>11.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``> <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabetli hastalarının ayaklarında yaralar açısından bir önlem var mıdır?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Tabiki yukarıdaki önlemlerin dışında hasta ayağını sıkmayan, uygun ayakkabı giymeli, yalın ayak gezmemeli, günde 1 kez yakınları tarafından yada ayna yardımı ile ayaklarının altında yara, çatlak, nasır var mı kontrol edilmelidir. En küçük kuşku da doktora başvurmalıdır. Ayakkabı içi kontrol önemlidir. Kuruyan, çatlayan bölgelere nemlendirici sürülmeli, ancak parmak aralarına sürülmemelidir. Ateşe, yanıcı aletlere dikkat etmeli, banyo sonrası iyice kurulama yapılmalı, parmak araları ıslak bırakılmamalıdır. Tırnaklar enine kesilmeli, dipleri kanatılıp yara açılmamalıdır.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>12.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``> <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet hastasının şekerleri kötü ve hep yüksek giderse o zaman hastayı bir çok zorluk bekliydiyebilirmiyiz?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Evet, kesinlikle diyebiliriz. Kontrolsüz giden bir Diyabet; ilerleyen dönemlerde diyalize giren, gözleri görmeyen, el ve ayaklarını hissetmeyen, sürekli zonklayıcı, yanıcı ağrılardan uyuyamayan, bir ayağında yara, diğeri diz altından kesilmiş, inme geçirmiş bir bakım hastası yada erken yaşta ani bir kalp krizi sonrası ardında gözü yaşlı sevdiklerini bırakan bir diyabet hastası doğurabilir. Ancak şekerleri normal seyreden tedavilerini aksatmayan hastalarda bunların hiç birini yaşamayabiliriz.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>13.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``> <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Peki hastaların şekerlerinin normali kaç olmalıdır?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Çeşitli diyabet kılavuzlarına göre farklı öneriler olsa da, ülkemizde Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları derneğinin önerilerine göre açlık kan şekeri 70-120 mg/dl arası, 2.saat tokluk kan şekeri 140 mg/dlden düşük olması ve HbA1c değerinin 6.5 den düşük olması önerilmektedir. Ancak hastaya göre bu değerler doktorunun önerisiyle daha yüksek tutulabilir.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>14.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``> <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet hastalarının diyet listesi olmalımıdır?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Kesinlikle evet. Mutlaka doktorunun önerisi doğrultusunda bir diyetisyen gözetiminde diyetine devam etmelidir. Genel olarak öğün zamanlarının uyumu, 3 ana ve 3 ara öğün alınması gerekliliği önemlidir. Bireyselleştirilmiş kişiye özel diyet, diyetisyen tarafından anlatılmalıdır. Posa tüketimi ve lifli gıda alımı desteklenmelidir.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>15.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``> <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Egzersiz olarak ne önerirsiniz?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Tabiki hastaya, yaşına, kalp hastalığı durumuna göre değişmelidir. Ancak genel olarak önerimiz, haftada 150 dakikalık yürüyüş yani gün aşırı 50 dak yürüyüştür. Eğer spiçin vakit ayrılamıyorsa, mümkünse pedometri (adım ölçer) ile günlük; bayanlar için 6.000 adım, erkekler için 10.000 adım önerilmektedir.<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Çok aç karna ve yemekten hemen sonra yapılmamalıdır. Genellikle yemekten 1 saat sonra en uygun zamandır.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>16.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``> <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Gizli şeker nedir?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN><SPAN class=ecxhabertext>Halk arasında gizli şeker olarak isimlendirilen durum, normal glukoz dengesi ile diyabet arasında kalan metabolik bozukluk durumunu ifade etmektedir. Yani hastanın şeker seviyesi normal değildir ama diyabet tanısı koyacak kadar yüksek de değildir. Arada kalan durumdur. Normalde açlık plazma şekerinin 100 mg/dl`nin altında olması gerekmektedir. İşte açlık plazma şekerinin 100 mg/dl`nin üzerinde fakat 126 mg/dl`nin altında olması bozuk glukoz toleransı olarak tanımlanmaktadır. Benzer şekilde şeker yükleme testi yapılan kişilerde 2. saatteki plazma glukoz düzeyininin 140 mg/dl`nin üzerinde fakat 200 mg/dl`nin altında olması da bozuk glukoz toleransı olarak isimlendirilmektedir. Bu kişiler Tip 2 diyabet için en riskli grupta olduklarından yaşam biçimlerini yeniden düzenlemeleri gereklidir.Yoksa en kötü ihtimalle 10 yıl içinde diyabet hastası olmaları beklenir.</SPAN></SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>17.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``> <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Diyabet hastası olmayan kişiler gizli şeker hastalığı için taranmalımıdır?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Obeziteniz (Şişmanlık)  var ve 45 yaşın üstünde iseniz diyabetli olup olmadığınızı öğrenmek için test yaptırmanız gereklidir. Eğer vücut ağırlığınız normal ise ve 45 yaş civarında iseniz testi yaptırmanın sizin için uygunluğunu doktorunuza danışmanız önerilmektedir. 45 yaşından genç erişkinlerde<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>ve şişman bireylerde diyabet ve pre-diyabet yani gizli şeker açısından risk faktörlerinin varlığı araştırılır. Bu risk faktörleri nelerdir: yüksek tansiyon, düşük HDL-kolesterol düzeyi, yüksek trigliserid düzeyi, ailede diyabet varlığı, gestasyonel diyabet (gebelik şekeri), <st1:metricconverter w:st=``on`` ProductID=``4,5 kg``>4,5 kg</st1:metricconverter> üzerinde bebek doğumu öyküsü olmasıdır.  </SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>18.</SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 7pt``> <SPAN class=apple-converted-space> </SPAN></SPAN><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Shu Süleyman GÜLER;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Peki son olarak, Diyabet olmamak için ne önerirsiniz?</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``TEXT-ALIGN: justify; LINE-HEIGHT: 15.75pt; MARGIN: 0cm 0cm 16.2pt; BACKGROUND: white`` class=ecxmsolistparagraphcxspmiddle><SPAN style=``COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``>Uzm. Dr. Mustafa ÜNÜBOL;<SPAN class=apple-converted-space> </SPAN>Kişilerin boylarına göre normal kilolarında olmalarını, eğer fazla kiloları varsa en az vücut ağırlıklarının 7sini vermelerini öneririm. Düzenli spve egzersiz yapmanın zaman kaybı olmadığını aksine hayattan kazanıldığını bilmelerini öneririm. Genel olarak haftada 150 dakikalık yürüyüş yani gün aşırı 50 dakikalık yürüyüş yeterli olacaktır. Tabi ki beslenmede, hazır gıdalardan ve  yüksek glisemik indeksi olan gıdalardan kaçınılmalıdır. Bunlar nelerdir; çay şekeriyle yapılan gıdalar, şuruplu tatlılar, reçeller, kek kurabiye pastalar, katmer, çikolatalar, hazır meyve suları, kola, beyaz ekmek başlıcalarıdır. Taze sebze ve meyvelerin ölçülü düzeyde tüketilmesini öneririm. Herkese sağlıklı mutlu hayırlı günler dilerim.</SPAN><SPAN style=``FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #444444; FONT-SIZE: 11.5pt``><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style=``MARGIN: 0cm 0cm 0pt`` class=MsoNormal><o:p> </o:p></P></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Röportajlar</category>
      <guid>https://www.sesimizgazetesi.com/unubolc292dan-diyabet-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Nov 2013 10:19:17 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://sesimizgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sesimizgazetesi-com/uploads/2025/06/sesgazetesi.jpg" type="image/jpeg" length="83240"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
